26 Şubat 2013 Salı

Hayal mi? Gerçek mi?

      
      İki ay boyunca tatil yaptım ama gel de dinlenebildin mi diye bir de bana sor. İki ay evde malak gibi yatınca dinlenmiş olmuyoruz.  Kendinden, düşüncelerinden, monotonluktan uzaklaşamıyorsun ki. Akşama kadar müzik dinleyip hayal kuruyoruz sonra da film izleyip hayallerimizi filmlerde yaşıyoruz. Hayallerimizi gerçekleştirmek ve kendimizi mutlu etmek için ne yapıyoruz? Hiçbir şey. Anca yatıp kıç büyütüyoruz. Babamın meşhur lafı ''Karpuz yata yata büyür.'' Giderek karpuzlaştığımı hissediyorum...
      Gerçekten dinlenebilmek için mesela uzaklaşmak isterdim bir süre buralardan. Belki bir deniz kenarına giderdim. Belki değil, kesin. Deniz olmazsa olmazım. Deniz demek huzur demek çünkü. Yurt dışına da hayır demezdim tabi... Biraz müzik dinlerdim, ne biliyim kitap okurdum birkaç tane. Bol bol yemek yerdim. Yeni yerler, yeni tadlar, yeni insanlar... Bunları gerçekleştirmek güzel olurdu tabi ama sadece istemekle yetiniyoruz malesef. Çünkü gerçek dünyada yaşıyoruz. Gerçek hayat hiç de filmlerdeki gibi değil. Çünkü bu anlattıklarımın filmlerden fırlamış bir hayal olduğunu biliyorum. E bu kadar film izlersem olacağı bu tabi... 
      Hayallerin en kötü yanı da bu işte. Gerçekleşemeyeceğini hepimiz biliyoruz. İmkansız değil tabi ama zor. Hele de benim anlattıklarım... Kısa bir süre mutlu oluyoruz sonra hemen gerçeklere dönüyoruz. İki dakika kafada bile mutlu olmamıza izin vermiyor bu gerçekler. Çok trajik... Hem hayallerimiz gerçekleşmiyor hem de hayal kurarken bunu biliyoruz. Rahat yok bize, huzur yok. Evet olaya çok karamsar yaklaştım belki ama ben umudumu hiç yitirmeyenlerdenim. Her ne kadar gerçekleşmeyecekse de hayal kurmaya devam ediyorum. Ne kaybederim? Elimde belki diyebileceğim %50lik bir şans var. Belki de tüm istediklerim gerçekleşir, kim bilir? Uzun lafın kısası ne olursa olsun umudunuzu yitirmeyin ve hayal kurmaya devam edin...
      

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder